18 Mart 2016 Cuma

Bölüm 10 - Merdivenler

Özgür'ün bu cümlesinin etkisi, adeta şarap gibi zaman içerisinde olgunlaşarak gerçek anlamına ulaşacaktı tabi. Ama bu kadar derinlemesine bir anlam içerebilecek ifadenin zamanının çok ötesinde bir yapısı da vardı. O akşam eve gittiğimde üzerine çok düşündüğüm bir cümle olmuştu. Özgür ile olan muhabbetimizdeki ilerleme her ne kadar mutlu edici olsa da ondaki o kestiremediğim yapı, sağlam adımlar atmamı engelliyordu. Her akşam görüşmeye devam ettikçe, onun hakkında öğrendiğim ufak tefek detaylar, paylaşımlarımız, ortaya binlerce parçalık bir puzzle saçılmış bense onu tamamlamaya çalışıyorum gibi hissettiriyordu bana.
Genellikle şehir içindeyken arabayı park ettikten sonra içerisinde oturarak muhabbet etmeyi pek sevmezdi. Neden bilmiyorum, dışarıdan görünüyor olmak rahatsız ediyordu sanırım onu. Şimdilerde pideci, o zamanlarda henüz kahvehane olan mekanın önüne park etmiş ve bu kez arabayı hareket ettirmeden önce sohbet etmeye başlamıştık. Hassas bir konuydu. Üniversite dönemindeki kız arkadaşı hakkında ilk kez konuşuyorduk. Merak ediyordum, ona nasıl davranıyordu, onu nasıl sahipleniyordu. Çünkü duygusal anlamda içerisinde olmasını umduğum karakter, adeta saklambaç oynuyormuşçasına bir görünüp bir kayboluyordu. Orada olduğundan emin bile olamıyordum. O dönemlerden bahsederken farklı bir ruh haline büründüğünü hissettim. Bu yeni bir tarafıydı onun. Etkilenmişti, anlattıkları ona bir şekilde dokunabilmiş şeylerdi. Arabayı hareket ettirdikten sonra evimizin ilerisinde manzarası güzel bir yere çektik. Bu sefer tedirgin olmadan sohbet edebilecekti. Duygular konuşuyordu bu akşam, zaten benim çuvalla sahip olduğum ama yerinden çıkmak için zamanını bekleyen duygular. Dikiz aynasına bakarak ona söylediğim cümle, haftalardır oluşan ortamın meyvesiydi artık. "Senden hoşlanıyorum" diyebilmiştim sonunda. Hem de birden, çok fazla kıvranmadan. Karşılığında verdiği "Ben de" cevabı ise en az önceki akşamki cümle kadar şaşırtmıştı beni. Sadece gülüp geçer ya da ruhsuz bir tepki verir diye bekliyordum oysa ki. Bir sonraki adım neydi? Şimdi sevgili mi olacaktık? Dur bakalım dedim kendi kendime. Bu kadar zor bir duygusal yapıya sahip birinin bu kadar üstüne gitmek elbette hüsranla sonuçlanırdı, bunu görebiliyordum. Yavaş yavaş olmalıydı herşey.
Haftasonu Berrin'i de alıp yakındaki bir deniz kıyısı ilçeye gittik. Onunla beraber ilk fotoğraflarımızı burada çekilecektik. Bahar yeni yeni yüzünü göstermeye başlamıştı. Havada bir serinlik fakat tepemizde güzel bir güneş vardı. Sahilde yürüyor, sohbet ediyor, büfeden aldığımız içecekleri içiyorduk. Daha çok beraber bir şeyler yapma hissiydi beni mutlu eden, beni mutlu ettiğini fark ettiğim. O gün doyasıya gezdik, dönüşte izlediğimiz yeşil temalı rota, yolda durup çekildiğimiz fotoğraflar, her bir an, aramızdaki samimiyet puanı üzerine birer birer eklenen skorlar gibi hissettiriyordu.
Hafta içi artık bazı günler öğlen vaktinde bile buluşuyorduk. Beraber yemek yedikten sonra o işe bense eve dönüyordum. Bir akşam Okan'a gittiğimde, "Sen aslında burada kalmak istemiyorsun ama çalıştığım firmanın bir departmanında senin branşında birini arıyorlar, görüşmek istersen ayarlayabilirim" dedi. Aklıma kurtu düşürmüştü. Bunca aydır bu şehirden gitmek için her yolu deneyen, defalarca iş görüşmesinden iş görüşmesine koşan, her fırsatta aile ile yaşamanın zorluklarından şikayet eden ben, kalmalı mıydım? Özgür olduğu için bahsetmişti Okan bana bu iş fırsatından. "Ben bir düşüneyim" dedim. "Eğer burada kalmaya karar vereceksem, bu Özgür olduğu için değil, ben istediğim için olmalı" diyordum kendi kendime. Çünkü yarın öbürgün eğer Özgür olmazsa ben hâlâ kalmak isteyecek miydim? Bunun kararını iyi vermem gerekiyordu.
Birkaç gün düşündükten sonra işi istediğime karar verdim. Olacağını biliyordum çünkü pek fazla kurumsal olmayan, aile şirketi gibi bir firmaydı. Çalıştıkları müşteriler büyük, adı bilinen kurumlardı. Bu firma da tedarikçileri olduğu için daha arka planda kalmıştı. Okan'a istediğimi söyledikten sonra iş görüşmesi için çağırıldım. Görüşme sonunda anlaştık ve hafta başında başlayacaktım. Ancak öncesinde haftasonu için Özgür'le İstanbul planımız vardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder