13 Mart 2016 Pazar

Bölüm 5 - Misafir Yatak Odası

2009 yazında, mezuniyet belgemi almak için üniversite okuduğum şehre gitmiştim. Çok yakın dostum Mehmetlerde kalıyordum. Sohbetimiz sırasında bana takıldığı bir lezbiyen forumu olduğundan bahsetti. "Çok eğlenceli sohbetler dönüyor, sen de gelsene" demişti bana daha öncesinden. İlgilenmemiştim. Bu sefer "Senin yaşadığın yerden bir kız üye olmuş, onunla tanışsana, arkadaş olursunuz" dedi. Fikir güzeldi ancak nasıl tanışabilirdik ki? Lezbiyen forumuna üye olup, kıza tanışabilir miyiz diye mesaj atmak tanışamayacağımızın garantisi olurdu. Derken aklıma bir fikir geldi, kızın forumda yaşadığı şehirle ilgili açtığı bir başlık vardı. Aynı şehirden üyelerin olup olmadığını soruyordu. O başlığa cevap yazdım ve şehri çok sevdiğimi, oralı olduğumu söyledim. Kısa bir süre sonra kızdan mesaj geldi, tanışmak istiyordu. Bu sayede dönemin meşhur iletişim aracı msnde konuşmaya başladık.
Yaklaşık bir ay yazıştıktan sonra nihayet yüzyüze görüşebildik. Ondan sonra düzenli olarak haftada bir veya iki kez buluşuyorduk, dışarıda geziyorduk, cafede oturuyorduk. İşsizdim, pek arkadaşım yoktu, bu bol vakitli dönemimde gayet samimi olmuştuk. Tam bu dönemde Denizle tanıştık. Denizle Berrin'i de tanıştırdıktan sonra artık üçümüz takılıyorduk. Berrin kendi evinde tek başına yaşadığı için onun evinde yemek yapıyor, dizi-film izliyor, içiyorduk. Orada kalıyorduk bazı günler. Yemek yediğimiz masanın ismi "Cahil Periler" masası olmuştu çünkü yıllar içerisinde o kadar çok kişiyi ağırladı ki o ev. Berrin'in, benim, Deniz'in arkadaşları, sevgilileri. O evin bendeki yeri çok ayrıydı. Birçok anıya tanık olmuştu çünkü.
İşte Ozan ile bir sonraki hamlem, o akşam da ilk adımlarını attığımız anların devamını yaşamaktı. Berrin haftasonu evde olmayacaktı ve anahtarı almıştım. Ozan'a bahsettiğimde tamam demişti. Cumartesi günü buluştuk, eve geldik. Berrin'in iki kedisi vardı. Kedilerde dolayı ev biraz "tüylü" oluyordu. Ozan zor beğenen biriydi ve evi çok da sevmeyeceğini biliyordum. Ancak sonuçta baş başa kalabileceğimiz başka bir ortam olmadığı için başka bir alternatifimiz de yoktu maalesef. Berrin laptopunu götürmemişti, onu açtık. Bir yandan müzik dinliyor bir yandan da sohbet ediyorduk. Yakınlaşmak için ilk adımı atan genelde ben oluyordum ilişkilerimde, bu sefer de öyle oldu. Uzun bir süre yan yana oturduktan sonra onu öpmek için hamle yapmıştım. Öpüşmeye başladık. Zaman sınırımız da olmadığı için rahattık.
Öpüşmeye biraz daha devam ettikten sonra Ozan'a "Yukarıdaki odaya geçelim" dedim. Berrin'in evi dubleksti ve yukarıda kedileri hiç sokmadığı bir misafir yatak odası bulunuyordu. Oraya geçtikten sonra öpüşmeye devam ettik. Ateşli bir şekilde öpüşüyorduk, şehveti iliklerime kadar hissedebiliyordum. Hoştu, gerçekten çok hoştu. Birbirimizin üzerini çıkartmaya başlamıştık. Yatağa geçtik. Gerçek anlamda ilk sevişmemiz olduğundan dolayı ikimiz de heyecanlıydık. Bu durum tatminimizi arttırıyor ancak bir yandan da performansa engel olabiliyordu. Her şeye rağmen hâlâ aklıma geldiğinde tüylerimi diken diken eden dakikalar içeren, tutku tohumlarının ekildiği, o zevkli anlar başlangıcın olumlu olduğunun göstergesiydi adeta.
Yakınlaşmamız tatmin edici bir şekilde son bulduktan sonra "biraz uzanalım mı?" dedim. Yan yana yatarken bir yandan da konuşuyorduk. Gece beraber kalmak isteyip istemediğini sorduğumda aldığım cevap beni biraz hayalkırıklığına uğratmıştı. Kalamayacağını söylemişti. Olsun ertesi gün için yine sözleşmiştik zaten. Beraber evden çıktık ve beni eve bıraktı. Ertesi günü beklemeye başlamıştım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder