Özgür ile akşamları görüşmemiz artık rutin hale gelmişti. Dışarıda yapılabilecek aktiviteler kısıtlı olsa da gezerek ya da cafede muhabbet ederek güzel vakit geçiriyorduk. Haftasonu civardaki kaplıcaya gitmiştik. Kaplıcadaki otelde, 1,5 saatliğine kiralanabilen jakuzili odalardan birini tuttuk. Hem keyif yapıp hem de başbaşa kalmış olmanın tadını çıkaracaktık. Aslında önemli olan beraber güzel vakit geçirebilmekti. Böyle aktiviteleri önceden hiç yapmadığı için Özgür'e de ilginç geliyordu, denemek istiyordu en azından. Kaplıcadaki odadan çıkarken bana "Senden çok iyi aktivite arkadaşı olur" dedi. Bu cümlesi ile benimle vakit geçirmekten hoşlandığını duymuş da oldum. Çünkü biliyordum, her gün buluşmamız bunun göstergesiydi zaten.
Ancak genel fotoğrafa baktığımızda durum bu kadar da iç açıcı gözükmüyordu. Ben iş arama maratonuma son sürat devam etmekteydim. Özgür ise tanışma uygulamasından insanlarla yazışmaya devam ediyordu. Dur diyemezdim çünkü onun için önemli olan önce kendisiydi. Kendi istekleriydi. Karşı tarafın duygularını hiçe sayan bir yapısı vardı. Yazıştığı birisinden bahsetti hatta sonrasında yan yanayken ben de yazışmaya başladım o kişiyle. Çünkü çok gizli olduğunu söylüyor ve bu sayede merak uyandırıyordu. Onu adeta çarpraz sorguya tutuyor gibiydik. Benim yazışma tarzım nedeniyle benimle olan muhabbeti daha bilgilendirici ve akıcıydı. O gece söz konusu kişiyle tek başıma buluşacaktım. Özgür ise beni yakın bir yerde bekleyecekti. Kişinin programda kullandığı profil fotoğrafı bir "göz"dü. O yüzden kendi aramızda ona göz diyorduk.
Buluşma noktası olarak talep ettiği yer, deniz kıyısındaki yeşil alan içerisiydi. Kimse orada buluşmazdı, soğukta kimse olmazdı orada. O zaman gerçekten gizlilikten yana çekinceleri olduğunu anladım. Buluşma noktasında geldiğimde oradaydı. Ayak üstü sadece birkaç dakika konuştuktan sonra ayrıldık. Dış görünüş olarak beni çeken biri değildi, muhabbet olarak da böyle ücra köşeler dışında cafede doğru düzgün oturup muhabbet etmeyi kabul etmeyeceği için açıkçası tekrar görüşmeyi düşünmeyeceğim birisiydi. Ama Özgür onunla kendi hesabından yazışmaya devam ediyordu.
Birkaç gün sonra bir iş görüşmesi için İstanbul'a gitmiştim, akşam döndüğümde Özgürle buluştuk. Göz ile yazıştığını, gözün onu eve çağırdığını söyledi. Serin havada, cafenin terasında otururken, onun gitmesine engel olamayacak olmak içimi parçalıyordu. Özgür cinsellik peşindeydi. Arayışı buydu. Ve bunun hiçbir zaman değişmeyeceğini kabul etmem gerekiyordu. O akşam ona gitme diyemedim ama ben evin yoluna koyulmuşken onun da gözün evine gittiğini bilmek. Böyle bir acı yoktu. Daha sevgilim bile olmayan biri için neden bu kadar üzülüyordum? Ben de istesem birileriyle görüşebilirdim. Ancak istemiyordum. Gece buluşmanın detaylarını anlatırken, işlerin çok iyi gitmediğini öğrendiğimde biraz rahatlamıştım. Ama bu ortadaki gerçeği değiştirmiyordu. O gece Özgür'e içimdekilerden bahsetmeye karar verdim.
Her akşam olduğu gibi yine bir akşam çıktığımızda, devamlı gittiğimiz cafede, ikinci kata çıkan merdivenlerin hemen sağındaki, cam kenarındaki masaya oturmuştuk. Havadan sudan giden sohbeti, konuşmak istediğim konuya çevirebilmek için neredeyse kıvranıyordum. Özgür'ü ürkütmeden ona olan hislerimi açıklayacaktım. İş durumumun belirsiz olması sebebiyle bugüne kadar kendimi hep tutmuştum, duygularımı dizginlemiştim. Çünkü iş görüşmelerimden herhangi biri olumlu sonuçlandığında bu şehirden gitmek zorunda kalıcaktım. Bugüne kadar hep uzun mesafeli ilişkiler yaşamış bünyem, artık bunu kaldıramayacak duruma gelmişti. Yıpranmıştım. Kendimi ifade etmede bugüne kadar hep yetersiz kalmıştım, Özgür'le konuşurken özellikle seçtiğim kelimeler ile, düşünce yapımı ve hislerimi eksiksiz olarak anlayabilsin diye uğraşıyordum. "Senden hoşlanıyorum" içerikli bir konuşma değildi zaten. Anahtar kelimeleri hiç kullanmadım. Nihayet derdimi anlatabilmiştim, üstelik rahatsız olmuş bir tavrı da yoktu. O an, şimdilerde bile hatırlayınca, öneminin farkına vardığım ondan kesinlikle beklenmeyecek kadar duygusal içerikli o cümleyi kurdu: "Gidersen özlerim."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder