9 Mart 2016 Çarşamba

Bölüm 1 - Selam

Artık insanlarla tanışmak eskiye göre çok daha kolay hale gelmişti. Cep telefonuna kurulabilecek uygulamalar sayesinde etrafındaki aynı uygulamayı kullanan insanlar kolaylıkla bulunup, iletişime geçilebiliyordu. Websitesi tabanlı tanışma platformlarının modası geçiyordu artık. Çünkü insanlar bu yazışma işlemini her yerden yapabilmek istiyordu. Websitesi üzerinden tanışmalar bile yeterince hızlı ilerleyebiliyorken, bu uygulamalar ile bir saat içerisinde bile hiç tanımadığın biriyle yüz yüze görüşebiliyordun. Bu durum, platformların genellikle seks arama amaçlı kullanılmasına neden oluyordu.
Yaşadığım şehir küçük bir yer olduğu için ortamı da az çok biliyor insan. Beklentileri çok yüksek tutmamak gerekiyor. Uygulamalarda, fotoğrafı olan belli bir kitle, profilini görebildiğin ama kendine ait fotoğrafları olmayan bir kitle ve profili dışarıdan gözükmeyen kitleler oluyor genelde. Zaman zaman şehre misafir olarak gelen insanları saymazsak genel insan profili çok sık değişmez. 
Fotoğrafsız bir profil denk geldi, yazdım. Konuşmaya başladık, selam, nasılsın, bu konuşmalar artık monotonlaşmıştı benim için. Hiçbir zaman belli bir arayışım olmadı çünkü geçmişten beri arkadaş, sevgili, seks partneri, tek gecelik ilişki gibi kavramların bu platformlarda aslında ne kadar içiçe geçmiş olduğu fark etmiştim.
İki yıl çalıştığım işimden ayrılmış, yaklaşık 8 aydır iş aramaktaydım. İstanbul'a gitmek istediğim için arayışım hep orası içindi. Zaten yaşadığım yerde çok fazla iş olanağı da çıkmıyordu. Bir yandan iş görüşmelerine gidiyor, bir yandan arkadaşlarımla görüşüyor bir yandan da uygulamalardan insanlarla tanışıyordum. Çok sıkılıyordum zira evde amaçsızca oturmak bir süre sonra kronik moral bozukluğuna dönüşüyordu.
Tüm bu karmaşık psikoloji içerisinde sağlıklı da düşünemiyordum. Yazıştığım profil, uzaktan çekilmiş, düşük çözünürlükte bir fotoğraf göndermişti. Yeni biriydi, daha önceden hiç görmemiştim onu uygulamalarda. Ben sabit muhabbet sorularım ile onu tanımaya çalışıyordum, konuşkan insanlarda problem olmuyordu ancak eğer karşı taraf sadece soruya cevap verip devam ettirmiyorsa o zaman sohbette tıkanmalar yaşanabiliyordu. Birkaç gün içerisinde yine fotoğrafsız bir profil ile bu sefer farklı bir uygulamadan yazışıyorduk. Benim sabit sorularım, onun beni hatırlamasını sağladı ve aynı kişi olduğunu söyledi. Merak ediyordum onu, sadece konuşmak istiyordum, kendini geri çekiyor olması beni daha çok merak ettiriyordu.
Birkaç gün sonra, muhabbetimiz çok ilerlememesine rağmen onunla buluşmak istediğimi söyledim. Bana verdiği cevap "yer var mı?" oldu. Bu soru ortamın en çok kullanılan sorularından biri olmalı. Zira "yer" olmadan seks yapılmaz. Yer yoksa en fazla buluşursun, çay kahve içersin, beraber gezersin, dolaşırsın. Bir tarafta belki birkaç dakikada bitecek ancak "muhteşem hisler" olarak tanımlanan bir zevk, diğer tarafta ise zamanı geldiğinde hiç bitmeyen, varlığını bilmenin, düşüncesini kurmanın, yanyana olduğunda ise bulutların üzerinde hissettiğin anlar olarak tanımlayabileceğin duyguların ilk adımı, karşındakini tanıma fırsatı. Tabi ki bunlar hayaller. Hayatlar ise, en fazla on dakika muhabbet ettikten sonra tekrar yüzünü bile görmek istemeyeceğin, sokakta karşılaşınca muhtemelen selam bile vermeyeceğin, hayatından zaman çalmak dışında bir işe yaramayan dakikalar. Bugüne kadar hep böyle oldu bu. Seks yapmak için de görüştüm, muhabbet, karşındakini tanımak için de. Dış görüntüsünü beğendiysen, yatakta da genelde iyi vakit geçiriyorsun. Diğer taraf ise bambaşka. Bir insanı tanımak, belki yıllar sürebilecek bir maceraya çıkmak gibi. Tüm detayları asla öğrenemiyor insan. Kendimizi ne kadar iyi tanıyoruz ki?
Sorusuna cevabım "yer var ama ben seni daha yakından tanımak istiyorum, sohbet etmek istiyorum, bu yüzden cafede oturup bir şeyler içebiliriz" oldu. Tamam dedi, saat 21:00 için sözleştik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder